ANA MENÜ

YAZILARDAN SEÇMELER

RADYO DİNLE

TARİH SİTESİ TARİH SİTESİ - JACK LONDON

REKLAMLAR

TARİH SİTESİ TARİH SİTESİ - JACK LONDON
.3

JACK LONDON
Salı, 15 Nisan 2008

Image

Vahşetin Çağrısı ve elliden fazla kitabın yazarı olan Amerikalı yazar. Dünya ticari dergi romanının öncüsü ve yazarlıktan yüksek gelir elde etme başarısını amaçlayan ilk Amerikalılardandır.

Ailesi 

Jack London, babası William Henry Chaney tarafından 11 yaşındayken terk edildi. Spiritüalist bir müzik öğretmeni olan annesi Flora Wellman tarafından California Oakland'da yetiştirildi. Flora hasta olduğundan Jack çocukluğuna değin eski bir köle olan Virginia Prentiss tarafından büyütüldü ki o büyüyene kadar onun annesi gibi olmuştur. 1876'nın sonlarına doğru Flora, kısmen engelli bir Amerikan İç Savaşı gazisi John London ile evlendi. Aile Oakland'a yerleşmeden önce Jack'in ilkokulu okuduğu San Fransisco Bay Area'ya geçti. Ailesi işçi sınıfından olsa da London'ın daha sonraki yazılarında iddia ettiği kadar yardıma muhtaç halde değillerdi.

Biyografi yazarı Clarice Stasz ve diğer bazıları, Jack London'ın babasının astrolog William Chaney olduğuna inanmaktadırlar. 1906 depremini izleyen büyük yangınlar sebebiyle San Fransisco'nun çoğu resmi kayıtı yok olduğundan Wellman ile Chaney'nin yasal olarak evli olup olmadıkları bilinmemektedir (Aynı nedenle doğum belgesinde hangi adın yazılı olduğu da bilinmiyor). Stasz Chaney'nin anılarında Jack London'ın annesi Flora Wellman'dan karısı olarak söz ettiğini belirtmekte ve Flora'nın bir reklamda kendisini Florence Wellman Chaney olarak takdim ettiğini kaynak göstermektedir. 1898'de Wellman Georgia'ya taşınmıştır.


 İlk Yılları 

Jack London San Francisco'daki 3. ve Brannan sokakları yakınında doğdu. Doğduğu ev 1906 San Francisco depremi sırasında çıkan yangında tamamen yandı, ve buraya Kaliforniya Tarih Kurumu tarafından 1953 yılında bir tabela yerleştirildi. London esasen kendi kendini eğitmiştir. Kendisini yerel kütüphanede çoğunlukla kitap okuyarak eğitmiştir. 1885 senesinde Ouida'nın Victoria dönemine ait olan ve eğitimsiz bir İtalyan köylü çocuğunun opera bestecisi olarak ün kazanmasını anlatan uzun romanı Signa'yı bulup okumuştur. Bu romanı kendi yazınsal arzusunun tohumu olarak örnek aldı.

Önemli bir olay 1886’da Oakland Yerel Kütüphanesi’nin cana yakın kütüphanecisi Ina Coolbrith’ı (sonraları Kaliforniya’nın ilk şairlik ödülünü kazanmış ve San Fransisko edebiyat topluluğunun önemli bir şahsı olmuştur) keşfetmesi olmuştur.

London 1889 yılında Hickmott konserve fabrikasında 12 ile 18 saatleri arasında çalışmaya başladı. Bu ağır iş koşullarından kurtulmak için siyahî sütannesi Virginia Prentiss’den borç para alarak French Frank adındaki bir istiridye korsanından Cümbüş (Razzle-Dazzle) isimli küçük yelkenliyi satın aldı ve kendiside bir istiridye korsanı oldu. John Barleycorn'da French Frank’ın eşi Mamie’yi çalmakla suçlanmaktadır. Birkaç ay sonra yelkenlisi tamir edilemeyecek düzeyde zarar gördü. Bu olaydan sonra yasal tarafa geçti ve Kaliforniya Balık Devriyesinin bir üyesi oldu.

1893 yılında Japonya sahil sınırlarındaki Sophia Sutherland fok balığı avlama uskunasına katıldı. Döndüğü zaman ülkesi 93 Paniği’nin ve Oakland’daki işçi karışıklıklarının etkisi altındaydı. Hint keneviri fabrikasındaki ve bir sokak-banliyö enerji fabrikasındaki ağır iş şartlarından sonra Kelly’nin ordusuna katıldı ve serserilik yaşantısına başladı.

1894 yılında 30 gününü Erie vilayetindeki Buffalo hapishanesinde geçirdi. Yol isimli çalışmasında şunları yazdı:

"Erkeklerin taciz edilmesi Erie vilayet hapishanesinin “açıklanamayan” korkularından sadece birisidir. “Açıklanamayan” diyorum fakat dürüst olmak gerekirse “düşünülemez” demeliyim. Onları görene kadar benim için düşünülemezdi ve ben dünya tarzımda ve insanlığın asimile olmasındaki korkunç derinliğinde korkak bir tavuk değildim. Erie vilayet hapishanesinde dibe ulaşmak derin yaralar açabilirdi fakat bunları temizledim ve kolayca sıyrıldım. Sonrasında şakayla karışık olarak olayların perde arkasını orada bulunduğum sürece gördüm."

Serserilik ve denizcilik zamanındaki deneyimlerinden sonra Oakland'a döndü ve birçok makale bağışladığı Aegis isimli yüksek okul dergisinin çıkarıldığı Oakland yüksek okuluna katıldı. Yayınlanan ilk eseri "Japon kıyılarının kasırgası", denizcilik deneyimlerinin bir meyvesidir.

Jack London umutsuzca Kaliforniya Üniversitesi'ne katılmayı istedi ve 1896 yılında yoğun bir yaz dönemi ders çalışmasından sonra başardı; fakat maddi zorluklar yüzünden 1897 yılında ayrılmak zorunda kaldı ve bu yüzden hiçbir zaman mezun olamadı. Kingman "Jack'in öğrenci yayınlarına makale yazmış olduğuna dair hiçbir kaydı bulunmamaktadır".

Şair George Sterling ile Oakland'ın Lake Merritt bölgesinde kiralık villasında yaşarken tanışan London ve Sterling zamanla birbirlerinin en iyi arkadaşı oldular. 1902'de Sterling London'a California Piedmont'daki kendi evinin yakınlarında bir ev bulması konusunda yardımcı oldu. London, mektuplarında karga burnu ve klasik karakteri nedeniyle Sterling'e "Greek" diye hitap etmiştir ve bunları "Wolf" adıyla imzalamıştır. Sonradan London Sterling'i; otobiyografik eseri Martin Eden'de Russ Brissenden karakteriyle, "Ay Vadisi"nde ise Mark Hall karakteriyle betimleyecekti.

Daha sonraki yaşamında London geniş kapsamlı şahsi kütüphanesine kendini adadı.London 15.000 ciltlik bu kütüphaneye "Benim Ticaret Araçlarım" derdi."


 Altın avcılığı ve yazarlığındaki ilk başarısı

25 Temmuz 1897'de London ve üvey kardeşi James Shepard Klondike'teki altın avcılığına katılmak üzere denizlere açıldı ki bu yerde ilk başarılı öykülerini de hazırlayacaktı. Ancak Klondike dönemi London'ın sağlığına oldukça zarar vermiştir. Klondike'teki diğer birçok kişi gibi, gıda eksikliğinden o da iskorbüt hastalığına yakalandı. Dişetleri şişerek 4 ön dişini kaybetmesine neden oldu. Karnı ve bacak kasları dinmeyen bir acıyla karşı karşıya kaldığı gibi yüzündeki ağrılardan dolayı ıstırap çekiyordu. Neyse ki, Dawson City'nin azizi peder William Judge, o ve onun gibi çeşitli hastalıklarla boğuşan insanlar için barınacak yer, yemek ve ilaç sağladı. London'ın sağlığı düzeldi ve belki de bir cizvit papazı tarafından hayatı kurtarılmış oldu.

London, Klondike'in tüm güçlüklerine karşın hayatta kalmayı başardı ve bu çabalar onun en iyi öykülerinden sayılan "Ateş Yakmak" adlı öykü kitabını yazmasına esin kaynağı oldu.

Dawson'daki ev sahipleri Yale ve Stanford mezunu iki maden mühendisiydiler: Marshall ve Louis Bond. Onların babası Yargıç Hiram Bond ise zengin bir maden yatırımcısıydı. Bondlar, başta Hiram olmak üzere, aktif cumhuriyetçilerdi. Marshall Bond'un günlüğünde politik konularda dostça tartışıldığına değinilmektedir.

Jack Oakland'ı iş etiğine bağlı bir sosyal vicdan ve sosyalist eğilimler sahibi biri olarak terk etti ve sosyalizmin aktif bir destekçisi haline dönüştü. Ayrıca çalışma derdinden kurtulabilmenin tek çıkar yolunun eğitim alıp "beynini satmak" olduğu sonucuna vardı. Yaşamı boyunca yazmayı bir meslek, yoksulluktan çıkış yolu olarak benimsemiş, zenginliği mağlup etmenin vasıtası olduğunu ummuştur.

1898'de Oakland'a döndüğünde ciddi olarak yazdıklarını bastırma işine atıldı. Bu çabası "Martin Eden" adlı romanında akıllara kazınacak bir biçimde anlatılmaktadır. Yayımlanan ilk öyküsü "Yoldaki Adam"dı. Bu öyküsü için "Overland Monthly" ona yalnızca 5$ teklif edince Jack London yazarlık kariyerini sonlandırmanın eşiğine gelmişti. "The Black Cat", "A Thousand Deaths" adlı öyküsünü kabul ederek -bir öyküsü için aldığı ilk para olan- 40$'lık ödemeyi yapınca kendi cümleleriyle, "literally and literarily I was saved" yani "harfi harfine ve edebi olarak kurtarılmıştı".

Jack London yazarlık kariyerindeki zamanlama konusunda şanslıydı. Tam da düşük maliyetli dergi üretimini mümkün kılan yeni basım teknolojilerinin döneminde başlamıştı. Bu durum geniş kitleleri hedefleyen popüler dergilerin patlamasına ve büyük bir kısa öykü pazarının oluşmasına sonuçlandı. 1900'lerde yazarlıktan 2.500$ kazandı, bu miktar günümüzün parasıyla 75.000$'a eşdeğerdir. Kariyeri yolunda gidiyordu.

Dergilere sattığı çalışmalar arasında aynı öykünün iki ayrı basımı olan "Batarde" ya da "Diable" olarak bilinen bir kısa öykü de vardı. Zalim bir Fransız asıllı Kanadalı köpeğini vahşileştirir. Köpek intikam için onu öldürür. London, bir köpeği kötülüğün simgesi olarak gösterdiği için eleştirilmiştir. O da eleştirilere karşı adamın hareketlerinin hayvanın davranışının asıl sebebi olduğunu dile getirmiş bunu da bir diğer kısa öyküsünde göstermiştir.

Saturday Evening Post için yazdığı "Vahşetin Çağrısı" adlı bu öykü Santa Clara vadisindeki bir arazide başlar ve Buck adındaki St.Bernard-çoban köpeği kırması bir köpek üzerine kuruludur. Aslında açılış sahnesi Bond çiftliğinin bir tarifidir ve Buck da Dawson'da ev sahipleri tarafından ödünç verilen bir köpeğe dayanmaktadır. London, Marshall Bond'u California'da ziyaret etti, 1901'de San Fransisco'daki bir politik konferansta tekrar karşılaştılar.


 İlk Evliliği (1900-1904)

Jack London 7 Nisan 1900'de, Kurdun Oğlunun yayınlandığı gün, Bess Maddern ile evlendi. Bess birkaç yıldır arkadaş çevresinin bir parçası olmuştu. Stasz'e göre "Her ikisi de açıkça evliliklerinin aşktan yoksun olduğunu söylemekteydiler, fakat evliliklerinin sağlıklı meyvelerini verecek olan arkadaşlıkları ve birbirlerine olan inançlarıydı."[8] Kingman'a göre de: "Birlikte rahatlardı... Jack, Bessie'ye ona aşık olmadığını açıklamıştır fakat başarılı bir evlilik yapabilecek kadar onu sevmiştir."[9]

Evliliği sırasında, "Kempton-Wace Mektupları"nın yazarlarından Anna Strunsky ile arkadaşlığını sürdürmüştür. "Kempton-Wace Letters" aşkın iki felsefesini karşılaştıran mektuplardan oluşan bir romandı. Anna, Dane Kempton'ın mektuplarında evliliği romantik bir bakış açısıyla yorumlarken Jack, Herbert Wace'in mektuplarında Darwinizm ve Öjenik'e dayanan bilimsel bir bakış açısıyla yorumlamıştır. Romanda kurgusal karakteri tanıdığı iki kadını şöyle karşılaştırmaktadır:

[İlki] çılgın, oyunbaz, harika, ahlaksız ve hayat dolu bir varlıktı. Şu anda bile onu hatırladığımda kalp atışlarım hızlanır… [İkincisi] göğüs kabartan, harika bir anneydi. Bu türleri bilirsiniz. Onlara “İnsanlığın anneleri” derim. Bu türden dünya üzerinde o kadar çok varki, emzirilirken imanla doluyoruz. Oyunbaz olan çiftleşilecek bir kadındı, fakat diğeri anne olacak bir kadındı. Öyle ki hayatın hiyerarşi düzeni içerisinde en son, en yüksek ve en kutsal basamağında yer alır.[10]

Wace şöyle der:

Ben, gönül maceralarımı akılcı bir davranışla düzenlemeyi tercih ederim… Bu sebeple Hester Stebbins ile evlendim. Ne modası geçmiş hayvansı seks çılgınlığı, ne de eskimiş romantizmin büyüsüne kapılıp evlenmeye zorlandım. Ben, beden ve ruh sağlığı ile uyumlu bir beraberlik için sözleşme imzaladım. Benim akıl gücüm bu sözleşmeden zevk almalı.[11]

Onu bir kadına mecbur eden şeyin ne olduğunu araştırırken evliliği kastederek şöyle der:

Bu atalarımızdan bize kalan eski bir doğa kanunu yakarışıdır. Sürekli ve sonsuz bir yakarış: KUŞAK! KUŞAK! KUŞAK![12]

Gerçek hayatta Jack'in Bess'e taktığı ad "Mother-Girl", Bess'in Jack'e taktığı ise "Daddy-Boy"du.[13] İlk çocukları Joan 15 Ocak 1901'de, ikinci çocukları Bessie (sonradan Becky denildi) 20 Ekim 1902'de doğdu. Her ikisi de London'ın en ünlü çalışmalarından "Vahşetin Çağrısı"nı yazdığı yer olan California Piedmont'ta doğdular.

Joseph Noel'e göre "Bessie ebedi bir anneydi. Başta Jack için yaşıyordu, onun elyazılarını düzeltiyordu, ona gramer öğretiyordu ancak çocuklar olunca onlar için yaşamaya başladı. Bu nokta onun en büyük gururu ve ilk gafı idi. Jack, Noel ve George Sterling’e şunları yakındı, "O namusuna bağlı biri. Onun ahlakının basit soyunun baskısı olduğunu söylediğim zaman benden nefret ediyor. O kahrolasıca namusu için beni ve çocuklarını satabilir. Bu berbat birşey. Evden ayrı geçirdiğim zamanların sonunda her eve dönüşümde aynı odada kalmama bile izin vermiyor.".[14] Stasz şunları yazdı, "bunlar Jack’in hayat kadınlarıyla ilişkiye girip, eve zührevi hastalık getirmesinden korkan Dess'in aldığı önlemlerdir"[15]

24 Temmuz 1903'te Jack London, Bessie'ye ayrılmak istediğini söyledi ve evden taşındı. 1904 yılı boyunca boşanma şartlarını görüştüler ve 11 Kasım'da karara bağlandı.


 İkinci Evliliği  [değiştir]1904 yılında Maddern'den boşandıktan sonra, 1905'te Charmian Kittredge ile ikinci evliliğini yapmıştır. Biyografi yazarı Russ Kingman, London'un ikinci eşi Charmian'ı şöyle tanımlar: "Jack'in ruh eşi, her zaman her konuda onun tarafındadır; mükemmel bir çift!".

Jack "Anne Kadın" ve "Arkadaş Kadın" kavramlarını "Kempton-Wace mektupları"nda karşılaştırmıştı.[17] Bess'e taktığı ad "Anne Kız" iken, Charmian'a taktığı ad "Anne Kadın"dı.  Charmian'ın Victoria Woodhull'un öğrencisi olan teyzesi ve süt annesi onu rahat yetiştirmişti. Her biyografi yazarı Charmian'ın sınır tanımayan cinselliğine atıfta bulunur; Noel muzipçe, "Charmian Kittredge adındaki genç bir bayan Piedmont'ta pamuklu sütyenler ve güzel bir kalçaya sıkıca oturan kısa kesim eteklerle ortaya çıktı." Stasz ise doğrudan, "Titiz ve nazik bayanı şehvet dolu ve özel olarak cinsel açıdan zinde bulmak gizli bir hazine keşfetmek gibiydi." ve Kershaw da kaba bir şekilde, "Sonunda zinaya tapan bir kadın vardı, Jack'in onu orgazm etmesini istiyor ve bunu sıkça yapmayı umuyordu; ağzına indirilen sadistçe yumruk bile onu gözyaşlarına boğmuyordu." demiştir.

Noel, 1903'ten 1905'e kadar geçen olayları "İbsen'in ilgisini çeken bir aile dramı... London bir tür kaygısız romantizm ve komedi rahatlığı içindeydi." Ana hatlarıyla, Jack London evliliğinde hareketliydi; evlilik dışı cinsel olaylar arıyordu ve bunu Charmian London'da buldu, yalnızca cinsel olarak aktif ve maceracı bir partner değil aynı zamanda geleceğinin hayat arkadaşı olacaktı. Charmian sahtekarca Bessie'ye cana yakın gözükmeye çalışıyorken Bessie ve diğerleri hata edip Anna Strunsky'yi rakipleri olarak algıladılar.

Çocuk sahibi olmak istedilerse de bebeklerinden biri doğum sırasında öldü ötekinin hamileliği de düşükle sonuçlandı.

1906'da "Collier's Weekly" dergisinde 1906 San Fransisco depremi üzerine görgü tanıklığı raporu yayımlandı. Jack'in, çocukları yanan evlerinden çıkartarak 1000'den fazla yaşamı kurtardığı söylenir.


 Çiftlik Hayatı (1910-1916) 

The cottage where Jack London died (in the left sleeping porch) on November 22, 1916)1910'da Jack London 26.000$'a California Glen Ellen'da Sonoma Dağının doğu yamacında 4 km²'lik bir çiftlik satın aldı. "Eşimin yanında, çiftlik bana dünyanın en güzel şeyi olarak gözüküyor." der, çiftliğin başarılı bir ticari girişim olmasını isterdi. Yazarlık her zaman için London'a göre ticari bir girişimken now became even more a means to an end:"Bana ait olan Beauty Ranchten başka bir amaç için yazmam. Muhteşem mülküme bir ya da iki dönüm eklemek dışında bir amaçla kitap yazmam." 1910'dan sonraki edebi eserleri daha çok ticari amaçlıydı. Çiftliğe kazanç sağlama ihtiyacıyla yazılmışlardı. Joan London, "Çok az sayıda eleştirmen onun eserlerini ciddi olarak inceleme gereği hissediyordu ki Jack'in artık çaba göstermediği ortadaydı." diye yazmıştır.


Jack London in 1914.Clarice Stasz London'ın "had taken fully to heart the vision, expressed in his agrarian fiction, of the land as the closest earthly version of Eden … he educated himself through study of agricultural manuals and scientific tomes. He conceived of a system of ranching that today would be praised for its ecological wisdom." He was proud of the first concrete silo in California, of a circular piggery he designed himself. He hoped to adapt the wisdom of Asian sustainable agriculture to the United States.

Çiftlik birçok yönden büyük bir fiyaskoydu. Stasz gibi iyimser yorumcular onun projelerini potansiyel olarak uygulanabilir görmüşlerdir ve başarısızlığı kötü şansa ya da döneminin ilerisinde olduğuna bağlamışlardır. Oysaki Kevin Starr gibi kötümser tarihçiler onun kötü bir yönetici olduğunu, başka endişelerinden etkilendiğini ve alkolik olmasından zarar gördüğünü iddia etmektedir. Starr, London'ın 1910 ile 1916 arasında yılda altı ay çiftliğinden uzakta olduğunu belirtir ve "Yönetsel gücün gösterişini sevdi, bunaltan ayrıntılara dikkat etme konusunu değil... London'ın çalışanları onun büyük bir çiftlik sahibi zengin bir kişi rolünü oynaması çabasıyla alay ediyorlardı." diye yazar.

Jack London's last visit to Hawai‘i, from December 1915, lasted eight months during which he met with Duke Kahanamoku, Prince Jonah Kūhiō Kalaniana'ole, Queen Lili‘uokalani and many others, before returning to his ranch in July 1916. He was suffering from kidney failure, but he continued to work.

Çiftlik şu anda koruma altında olup Jack London Milli Parkı içindedir.


 İntihal Suçlamaları 
,
Jack London kariyeri boyunca defalarca intihalden suçlandı. Saldırıya açıktı, sırf dikkat çekici ve başarılı bir yazar olmasından değil çalışma yöntemleri nedeniyle de. Elwyn Hoffman'a yazdığı bir mektupta "ifade etme icat etmekten daha kolaydır." demiştir. Sinclair Lewis'ten öykü ve roman için taslaklar satın almıştır.Ayrıca öykü oluşturmak için gazete küpürlerindeki olayları kullanmıştır.

Egerton R. Young "Vahşetin Çağrısı"nın kendi kitabı "Northland'daki Köpeklerim"den alındığını iddia etmiştir. Jack London yanıt olarak onun kitabını kaynak olarak kullandığını kabul etmiş ve Young'a bir teşekkür mektubu yazdığını ileri sürmüştür.

 

http://tr.wikipedia.org/alıntı

 
< Önceki   Sonraki >