|
Çikolatanın tarihi Amerika'nın keşfi ile başlar'… Dünya, bu tarihe kadar, bu lezzeti bilmeden yaşamıştır. Kolomb'un İspanya Kralı Ferdinand ile Kraliçe Isabella'nın tahtlarının önüne serdiği eşsiz hazinelerin arasında çikolatanın başlıca maddeleri de vardı. |
|
Devamı...
|
|
|

Eski Türk toplumlarında aile en önemli sosyal birlik olduğundan, ailenin temelini teşkil eden kadın, Türk destanlarında ve Türk felsefesinde öyle yüce bir mertebeye kurulmuştur ki kadını öylesine yüce bir varlık haline getiren töreye ve kültüre hayran olmamanın imkanı yoktur. |
|
Devamı...
|
|
|

BİR RÜYADAN DOĞAN DEVLET: OSMANLILAR Osman Bey sık sık Şeyh Edebalı'nın ziyaretine gider öğütlerini dinlerdi.Misafir olarak kaldığı bir gecede gördüğü rüya şöyle idi.Şey Edebalı'nın koynundan çıkan bir ay geldi kendi koynuna girdi.Göğsünden bir ağaç bitti. |
|
Devamı...
|
|
|

Tuğra Osmanlı sultanlarının gözalıcı kaligrafik nişan veya arması, bir çeşit imzasıdır. Sultanın ve babasının adını ve çoğunda el muzaffer daima dua ibaresini içerir. . |
|
Devamı...
|
|
|

Elli yıl önce,Kuzey Sibirya bölgesinde,İrtiş ırmağı kıyısında Zevakino köylüleri, Türklerin ‘’kurgan’’ adını verdiği bir mezarda,sonradan uzmanlar tarafından yapılan karbon 14 metodu incelemesinde, yaşının 1400 küsür yıl olduğu tespit edilen Türk yapımı bir kılıç buldular |
|
Devamı...
|
|
|

İstanbul semt isimleri nerden geliyor. Aksaray:Fatih'in sadrazamı Ishak Paşa, Iç Anadolu Bölgesi'ndeki Aksaray'ı ele geçirdikten sonra orada yaşayan bölge insanlarını bugünkü Aksaray semtininbulunduğu yere gönderir. Aksaraylılar da semte adlarını verirler. |
|
Devamı...
|
|
 1908 yıllarından başlayarak çeşitli kentlerde halka açılan sinema salonları, gösterilerini yabancı uyruklu ve Türkiye'de ki azınlıkların egemenliğinde sürdürürken devreye Cevat Boyer'le Murat Bey'ler girer. . |
|
Devamı...
|
|
Müverrih Raşit Beyden: 1699 yılında İstanbulda Eğrikapı çöplüğünde dolaşan baldırı çıplak takımından bir adam yuvarlak taş bulur.Bir yaymacı kaşıkçıya giderek üç tahta kaşığa değişir. Kaşıkçı götürür, bu taşı bir kuyumcuya 10 akçaya satar. Kuyumcu taşı arkadaşlarından birine gösterir; kıymetli bir elmas olduğu anlaşılınca beriki sus payı ister. Aralarında kavga çıkar. Mesele Kuyumcubaşıya akseder. |
|
Devamı...
|
|
|
TARİHTEN BUGÜNE MİSYONERLİK Misyonerlik tarihin hiçbir döneminde tek başına bir din meselesi değil, hep siyasi bir mesele oldu. Tarih boyunca sömürgeleştirmeyle iç içe yürüdü. Arkasında emperyalist devletlerin istihbarat örgütlerinden çokuluslu şirketlere kadar Batı'nın savaş aygıtları var. |
|
Devamı...
|
|
Bulgaristan'da 20 yıl önce çıkarılan ve titizlikle saklanan 7.000 yıllık bir tabletin, şimdiye dek bulunan en eski yazı olduğu belirtiliyor. |
|
Devamı...
|
|

Osmanlılar, her konuda olduğu gibi ilim alanında da çok Ilerlemişlerdi.Kendilerinden önce yazılmış ve asırlarca Avrupa ve Müslüman medreselerinde okunmuş klasik eserlerle yetinmemişlerdi. |
|
Devamı...
|
|
|

** Her biri 20 ton olan taşlardan inşa edilmiştir.
Ve bu taşları temin edilebilecek en yakın mesafe yüzlerce km. Uzaktadır.
** Bu taşların nasıl getirildiği bilinmemektedir.
|
|
Devamı...
|
|
|
İTALYANLARA ATATÜRK'ÜN CEVABI |
|

Birgün italyan Büyükelçisi Ata ile görüşmek ister ve huzura kabul edilir. O zamanın muhtelif ekonomik - siyasi konuları hakkında konuşulduktan sonra, büyükelçi ; - " Ekselans, dün Roma ile yapmış olduğum bir görüşmede hükümetimizin Hatay'ı almak istediği kararını size iletmem söylendi" der. |
|
Devamı...
|
|
|

İstanbul metrosu tarihi çok eskilere dayanan bir düşünce olmasına karşılık ancak 20. yüzyılın sonlarında gerçek anlamıyla hayat bulmuştur.İstanbul şehri, 1876'da yapılan "Tünel" ile toplu taşımada metronun öncüleri arasındaydı. |
|
Devamı...
|
|
|

İnsanoğlunun yüzyıllardır ilgi odağı olmaya devam eden Atlantis efsanesi ilk olarak Plato’nun diyaloglarında geçer. İ.Ö 421 yılında Sokrates’in evinde yapılan felsefi bir sohbette Atinalı devlet adamı Kristias Ünlü Yunanlı şair Solon’un Mısır da bulunduğu sırada Mısırlı bir rahibin aktardığı bilgilerden yola çıkarak İ.Ö 9000 yılında gerçekleştiği sanılan Atlantis efsanesi olayını dedesi Dropides’e aktardığını anlatır. |
|
Devamı...
|
|
Mustafa Kemal-Vahdettin tartışmasında son nokta: İşte o telgraf! Vahdettin bir beyanname yayınlıyor, Anadolu kamuoyuyla aynı duygularla duygulandığını, milletle beraber olacağını söylüyor ve bu beyanname, en büyük yankıyı, 4-11 Eylül tarihlerinde düzenlenen Sivas Kongresi’nin buğusu henüz üzerinde tüterken Mustafa Kemal tarafından çıkartılan gazetede yapıyor, düğün bayram kutlanıyor. |
|
Devamı...
|
|
|
TÜRKLERDE PARANIN GELİŞİMİ |
 Osmanlılarda Darphane Emini, kubbe vezirlerinden ve defterdarlardan tayin edilmekteydi. Para basmayla ilgili yayınlanan bir tamimde: “… sikke denilen şey, her devlet tebeasının alışverişte birbiri aldatmamak ve gerek ağırlığında ve gerek değerinde bir fesat olmamak için padişah adına damgalanmış altın ve gümüş parçaları demektir. Memlekette geçen sikkenin ağırlığı ve değeri bilinmek için sahip-i mülk olan padişahın sikkesi olması lazım gelir. “ denmektedir. |
|
Devamı...
|
|
|
YALAN SÖYLEYEN TARİH UTANSIN Esma-ül Hüsna yazarı Ali Osman Tatlısu'nun oğlu olan ve 1935 yılında Eskişehir'de doğan Müftüoğlu, Necip Fazıl Kısakürek'in Büyük Doğu'su başta olmak üzere birçok dergide yazılar yazdı. Müftüoğlu 1970 ve 80'li yıllarda, Türkiye'yi gezerek, gençleri bilinçlendirmek için tarih sohbetleri düzenledi. |
|
Devamı...
|
|